Türkiye Wellness ve Longevity Turizminde Avrupa’nın Merkezi Olabilir
Yazar İzsatu

Türkiye Wellness ve Longevity Turizminde Avrupa’nın Merkezi Olabilir

Sağlık turizmi alanında son yıllarda yalnızca tedavi odaklı hizmetler değil, sağlıklı yaşam ve uzun ömür konseptleri de hızla büyüyor. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan “Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği Taslağı” ise sektörün geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Sağlık turizmi alanında uzun yıllardır çalışmalar yürüten sektör temsilcisi Bülent Cinel, hazırlanan taslağın Türkiye için yeni bir dönemin kapısını aralayabileceğini söyledi.

Cinel’e göre yönetmelik, Türkiye’de ilk kez wellness, healthy aging ve longevity alanlarını resmi bir zemine oturtuyor.

“Bugüne kadar wellness sektörü gri bir alanda ilerliyordu. Spa mı, sağlık merkezi mi, turizm yatırımı mı tam olarak tanımlanamıyordu. Bu yönetmelik, esenlik hizmetlerini ilk kez net biçimde tanımlayarak sektöre kurumsal bir yapı kazandırıyor” diyen Cinel, özellikle sağlıklı yaş alma turizminin önümüzdeki yıllarda büyük önem kazanacağını ifade etti.

Türkiye’nin yalnızca ameliyat ve tedavi merkezi olarak değil, aynı zamanda yaşam kalitesi odaklı sağlık turizmi destinasyonu olarak da öne çıkabileceğini belirten Cinel, Ege Bölgesi’nin bu konuda büyük avantaj taşıdığına dikkat çekti.

“Çeşme, Selçuk, Kuşadası, Kazdağları, Pamukkale ve termal bölgeler wellness turizmi açısından Avrupa’nın en güçlü destinasyonları arasında yer alabilir. İnsanlar artık sadece tedavi olmak için değil; kaliteli yaş almak, stres yönetimi yapmak ve sağlıklı yaşam programlarına katılmak için seyahat ediyor” ifadelerini kullandı.

Hazırlanan taslağın yaşlı bakım merkezleriyle esenlik hizmetlerini aynı çatı altında değerlendirmesini de önemli bulan Bülent Cinel, bunun Türkiye için yeni bir yatırım alanı oluşturabileceğini söyledi.

“Dünya artık klasik huzurevi modelinden uzaklaşıyor. Yeni nesil yaklaşım; aktif yaşlanma, healthy aging campus ve longevity village konseptleri üzerine kurulu. Türkiye özellikle Avrupa pazarı için çok güçlü bir sağlıklı yaş alma merkezi olabilir” dedi.

Öte yandan Cinel, yönetmeliğin bazı maddelerinin sektör açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini de belirtti.

Taslakta yer alan yoğun bürokratik yükümlülüklerin wellness sektörünü fazla medikal hale getirdiğini söyleyen Cinel, “Wellness sektörü tamamen hastane mantığıyla yönetilirse yatırımcıyı zorlayabilir. Dünyadaki başarılı örnekler daha esnek ve deneyim odaklı yapılar” değerlendirmesinde bulundu.

Yönetmelikte yer alan “ürün satışı yapılamaz” maddesinin de sektör gerçekleriyle tam olarak örtüşmediğini ifade eden Cinel, wellness ekonomisinin önemli bir bölümünün vitamin, supplement ve kişisel bakım ürünlerinden oluştuğunu belirtti.

“Dünyadaki wellness merkezlerinin önemli kısmı kendi ürün gamına sahip. Tamamen yasaklamak yerine kontrollü bir sistem kurulması daha doğru olurdu” dedi.

Taslakta yalnızca 60 yaş üzeri uzman tabiplerin çalıştırılabilmesine yönelik düzenlemeyi de değerlendiren Cinel, bu maddenin sektör içerisinde ciddi tartışmalara neden olacağını söyledi.

“Longevity ve anti-aging alanında çalışan çok değerli genç uzmanlar var. Bu nedenle uygulamada revizyona ihtiyaç duyulabilir” ifadelerini kullandı.

Bülent Cinel’e göre tüm tartışmalı yönlerine rağmen yönetmelik Türkiye’nin sağlık turizminde yeni bir vizyon ortaya koyduğunu gösteriyor.

“Türkiye artık yalnızca tedavi turizmi değil; wellness, longevity ve sağlıklı yaş alma alanlarında da büyümek istiyor. Bu çok önemli bir dönüşüm. Doğru revizyonlarla birlikte Türkiye’nin Avrupa’nın en güçlü wellness destinasyonlarından biri olacağına inanıyorum” diye konuştu.

  • Yorum Yok
  • 14 Mayıs 2026

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir